
Fenerbahçe'de pazar günü yapılacak kongre 3 yıl için kulübü yönetecek yeni başkanı belirleyecek... Görüntü itibarıyla Aziz Yıldırım'ın ezici üstünlüğüyle sonuçlanacak kongre... Geride kalan 11 yıl var... Acısıyla, tatlısıyla...
Muhabese defterine bir bakalım...
Fenerbahçe Cumhuriyeti için "vefa" önemli bir unsursa, bu kulübe Aziz Yıldırım'ın yaptıklarını kimse yapmamıştır! Öncelikle bunu kabul etmek gerek.
Bu kulübe Aziz Yıldırım'ın getirdiği oyuncuları, hiçkimse getirmemiştir...
1990'lı yıllarda "Ne olacak bu Fener'in hali" sorusuyla büyüyen bir kuşak için de, 2000'li yıllardaki tablo hiç de fena değildir...
Sadece kulübün 20 milyon dolarlık bütçelerinin 250'ye ulaşması bile gelinen noktanın büyüklüğünü yansıtıyor.
Bu açıdan, tüm eleştirilerimize karşın, "Devam Aziz'im" diyoruz...
Ama...
Yeni bir Aziz Yıldırım'ı da beklemiyor değiliz...
Öncelikle bazı konularda alınmış kararların eleştirisi iyi yapılmak zorunda.
1- TRANSFER: Her sene bir dünya yıldızı politikası, bugüne dek taraftarı en çok mutlu eden konulardan biriydi... Ama.. Şunu da sorgulamak şart. Bu kulübe Anelka, Ortega ve Roberto Carlos'un verdikleri, bu üç isme göre son derece sönük transferler olan Aurelio, Tuncay Şanlı ve Gökhan Gönül'den fazla mıdır? Öyleyse "İlla dünya yıldızı alacağım" diye milyon dolarları saçıp, Ronaldinho'nun peşinde koşmak doğru mudur? "Savaşan Fenerbahçe" isteniyorsa eğer, bu, Real Madrid'ten gelen oyuncularla değil, Real Madrid'e gitmek istiyen oyuncularla olur!
2- İLETİŞİM: Bazı taraftar gruplarına karşı mücadele, başka grupları kullanarak, "Kardeşi, kardeşe kırdırtma" şeklinde olabilir mi? Tribünden rantın kaldırılmasına, insanların maç izleme hakkına sonuna kadar eyvallah! Ancak bunun hangi metodlarda yapıldığı da, çıkış noktası kadar önemli!
3- SEVGİ: Son günlerde bambaşka bir Aziz Yıldırım var ortada... Herkese karşı sıcak, sevecen, esprili... Fenerbahçe taraftarının da görmek istediği başkan bu değil mi? İşte bu yüzden... Lütfen sevgiyle kal Azizim!


















