
Bunun böyle olacağı çok önceden belliydi... Bir takımın taraftarı, takımının değil taraftar grubunun adını haykırıyordu maçlarda. Yönetim de işine geldiği için sesini çıkarmıyordu. Ne zaman ki yönetimle arası açıldı, taraftar grubu ‘tu kaka’ oldu. “Tek kimlik Fenerbahçe” sloganları da birkaç yıl gecikmeli ortaya çıktı.
Artık maçlara giden taraftar, ‘ağız tadıyla’ maç izleyemiyor. Bugün de öyle oldu. Sarı-lacivertliler, ‘ezeli rakibi’ Galatasaray’ın karşısına çıkarken bile, Abdi İpekçi’nin tribünlerinin üç yanında “Yönetim istifa” sloganları yankılanıyordu. Maç adeta, slogan atanlarla onu susturmaya çalışan taraftarlar arasında geçti.
Tatsız tuzsuz maça gelecek olursak, iki takım arasındaki bariz kadro eşitsizliği, ilk dakikalarda kendini gösterdi. Fenerbahçe’nin, Galatasaray’ın yumuşak karnı olan pota altını zorlamasına bile gerek kalmadı. Henüz ilk çeyrekte kopan maçın kalanı, Play-Off öncesi antrenman şeklinde geçti.
Maçta taraftarın saçmalıkları dışında gözüme batan iki şey vardı. İlki, mahalle arasında tek pota maçta bile sahaya almayacağım Marcus Green’in, Willie Solomon’un yerine ilk 5 başlamasıydı. Diğeri ise, Gordan Giricek’in takımdan kopuk, formundan uzak oyunuydu. Hırvat yıldız, özellikle savunmada takımını 1 kişi eksik bıraktı...
s.t.a.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder