
Söz konusu Fatih Terim olduğunda tek bir yorumum vardır...
Bir milli takım hocası, o ülkeyi takımı arkasında "destekleyenler" ve "desteklemeyenler" olarak ikiye bölebilme başarısını (!) gösteriyorsa eğer... Orası sözün bittiği yerdir... İsterse kalkıp dünya kupasını getirsin... Gitmesi gerekir...
Dünyaya Kafdağı'nın arkasından bakan tavrını mı anlatsak, insanları "İçimizdeki düşman" olarak yaftalama çabasını mı?
"Ders almam, ders veririm" geyiği daha hafızamdaki tazeliğini korurken, dün bir kez daha isyanın doruk noklarına taşıdı Sinyor Terim beni...
Daha basın toplantısı için kapıdan içeri girerken söylediği ilk cümleye bakın...
"YÜZÜN GÜLÜYOR İSMAİL!"
Bu nasıl bir hedef göstermedir?
Söz konusu İSMAİL, Hürriyet'in Beşiktaş muhabiri İsmail Er... Suçu, İspanya maçıyla ilgili yazdığı "2 maçı da kazanamayız" kritiği ve maç öncesi "2002 Dünya Kupası'ndaki takımdan" söz etmesi...
Vay efendim vay...
Sen nasıl olur da, Sinyor Terim dururken "köylü" Şenol'un takımından örnek verirsin!
Vatan hainisin İsmail!
Basın toplantısındaki tavırlar... "Kazanınca kimse gelmiyor, kaybedince bazıları burada" tarzı, buram buram düşmanlık kokan ifadeler...
Bu ülkede, futbolla ilgili bir düşünceni açıklamak neden vatan hainliğidir acaba?
Türkiye 1-0 öndeyken bile yakın arkadaşıyla "İspanya kazanır" diye bahse girmiş biri olmak, utanılacak bir şey midir?
İspanya'nın bize iki gömlek fazla olduğunu söylemek, "düşman" ya da "içimizdeki İspanyol" olma sebebi midir?
Öngürünün adı vatan hainliğiyse eğer...
Sonuna kadar hainim arkadaş!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder